Bitmemiş Hikaye (Yeni & Taze)

Özgür’ün, gençlik çağına geçiş yapan bir çocuk olarak hayattan pek bir beklentisi yoktu. Kazanmayı istediği liseyi kazanmıştı ve yaz tatilinde ailesi tarafından ödüllendirilmişti. Fakat artık okula gitme vakti gelmişti. Okuluna gidip olgunlaşması gerekiyordu. Her zamankinden on dakika erken kalktı. Artık kravatını bağlaması gerekiyordu. Hazırlanıp eski okuluna gidiyormuş gibi yola çıktı. Evi şehir merkezine çok uzak değildi. On beş dakikada varılıyordu. Zaten kendisi ilkokuldan beri bu yolu gidip geldiği için alışmıştı. Yolda ya kitap okuyor ya da dalgın dalgın etrafı seyrediyordu.

Otobüs ortalama bir hızla şehire girerken Özgür hala kendi dünyasında geziniyordu. Heyecanlıydı. İlk defa yaptığı şeyler hep onu heyecanlandırırdı. Böyle durumlarda yanında biri olmasını, birinin onu desteklemesini isterdi. Çok çabuk arkadaş edinebilen birisi değildi. Üstelik kendisine güveni ancak yanında arkadaşları olduğunda geliyordu. Tek başına bir hiçti! Otobüs eskiden okula gittiği durakta durunca içini değişik bir duygu kapladı. O tanımlayamıyordu. Fakat ben size bu duyguyu şöyle tanımlayayım: hayatı değişiyordu kısacası büyüyordu. Artık hiçbir şey geçmişte olduğu gibi olmayacaktı. O ise bunu daha bilmiyordu. Yeni okuluna nasıl gideceğini bilmiyordu. Nerede olduğunu biliyordu ancak dolmuşların güzergahlarını hiçbir zaman öğrenememişti. Eski okulundan olup kendisiyle aynı okulu kazanan bir arkadaşını görüp onun peşine takılmayı planlıyordu. Planladığı gibi de oldu. Bu arkadaşı eski sınıfındandı. Çok samimi olmadığı bir kız arkadaş. Selamlaştılar ve hal hatır sordular. Aralarında buraya yazmaya değecek bir konuşma geçmedi. Arkadaşı ise aynen Özgür gibi okula gidiş konusunda tedirgindi. Fakat etraflarında aynı okul formasını giyen başkaları da vardı. Ama onlar bir aradalardı ve yüksek sesle konuşup eğleniyorlardı. Anlaşılan okulun üst dönem öğrencileriydiler. Okula gitmek için onları takip etmeleri yeterliydi. Tabelasında 41 yazan bir dolmuşa bindiler. Özgür sessizce arkaya oturdu. Bundan sonra dört yıl boyunca her sabah ve akşam gideceği yolu gözlemlemeye başladı. Tanımadığı insanlar çok ilgisini çekmiyordu. Elbet zamanı gelince o da gerekli olanları tanıyacaktı. Otobüse binen diğer öğrencileri dikkatlice süzdü. Eski okulundan olup da onu tanıyanlar bile selam vermiyordu. Zaten okulda da selamlaşmıyorlardı. Kendisinden büyük olanların konuşmalarını belli etmeden dinledi. O çocukları çok beğenmedi. Onun için mükemmel olan kendisine benzeyendi. İnsanlar mükemmelin tanımını bununla değiştirmelilerdir.

Henüz yorum yok

Leave a reply