Mayıs, 2007 için Arşiv|Aylık arşiv sayfası

Continue…

Uzun zamandır yazmıyorum biliyorum. Uzun zamandır da okuyan yoktur sanırım. Buraya zaten kendim için yazıyorum diyebilirim. Artık eskisi gibi yazmayı sevmiyorum. Fazla bunalımlar yaşadım galiba. Belki yazarsam rahatlarım. Dediğim gibi uzun zaman geçti en son yazımdan beri. Hayatıma bir çok yeni arkadaş katıldı, bir kısmı da ayrıldı. Olsun, hayat devam ediyor. Ankara gezisi oldu bu arada. Eskisi kadar zevk alamadım. Sanırım değişiyorum. Kendimi de daha iyi tanımaya başladım. Aşk insanın kendisini daha iyi tanımasını sağlar lafı doğru bence. Aşk demişken, evet gene süründüm. Gene hatalar yaptım, becerememem benden kaynaklanıyor olabilir. Tabii bir de erkeklerin kızları tavlamadığı, kızların erkekleri seçtiği gerçeğini de bunun üzerine eklemek gerekir. Evet bu sefer daha farklı sevmiştim. Daha önceki sıkıntılar gibi 4-5 gün sürüp bitmiyor. Sanırım uzunca bir süre daha kurtulamayacağım. Çünkü içimdekileri öldüremiyorum. Denedim fakat beceremedim. Buradan rahatsız ettiğim tüm arkadaşlardan özür diliyorum. Fakat nasıl onların (onun?) ellerinden birşey gelmiyorsa benimkilerden de gelmiyor. Daha da kötüsü, benim moralimi bozup canımı sıkan olayların ise yine aynı kaynaklı olması. Sanırım çok kıskançlaşmaya başladım. Fakat seviyesiz cana yakınlık doğal olarak bazıları için moral bozucudur. Temayı değiştirmek isterim ama bu konuda yazmak biraz daha rahatlatıyor beni. Aklıma onu getiriyor olabilir ama en azından acılarımla yüzleşmiş oluyorum. Belki bu yazı okunur, belki okunmaz. Beni yakından tanıyanlar bu satırları daha iyi anlayacaktır. Gerçekten dolu kelimeler. Fakat ikinci bir anlam aramayın. İlk okuduğunuzda aklınızda canlanan şey neyse onu anlatmak istediğim kabul edin. Neyse bu konuda kendimi hazır hissedince bir yazı daha yazabilirim. Düzenli yazılar beklemeyin. Benim hayatım üç aydır o kadar hızlı geçiyor ki ben neler olduğunu ancak anlayabiliyorum. Galiba ömrüm boyunca unutamayacağım şeyler yaşadım ama bunları zaman olarak tanımlayamıyorum. Çünkü zamanın geçmesini iple çektim. Hep umudum vardı (artık eskisi kadar yok). Tabii bunun nedeni gelecek hergünün onunla geçmesini umduğumdan kaynaklanmakta. Peki hiç gerçekleşti mi? Bu hayat, romantizmden etkilenmiş bir roman değil. Tabii ki gerçekleşmedi! Sevgimi tek başıma yaşadım. Sıkıntımı da tek başıma yaşıyorum. Fark ettirmemeye çalışıyorum ama sanırım gözlerimden bazı şeyler çok net anlaşılıyor. Umarım bu yazı okunur. Şimdi veya sonra. Kastettiğim şey onun (onların?) okuması olabilir. Fakat onlar (o?) okusa bile beni anlayamacaklardır. Çünkü sevgimi anlayamayan, beni de anlayamaz. Sağlıcakla kalın.